Eğer seçim yaptığınızı düşünüyorsanız ve gidişat size böyle bir hak tanıyorsa…
Yani mecbur değilseniz.
Yaz okuluna gelirken düşündüğüm kuşkusuz kendimi geliştirip boş zamanlarımı iyi değerlendirebileceğim bir yazdı. Bu sosyallik anlamında iyi değerlendirme değil, en azından gelecekte yapmayı düşündüğüm iş için ekstra bilgi yüklemekti.
Oysa işleyiş çok farklı… Mavi ev’de arkadaş olduğumuz biri ve ardından oluşan bir grup ile sürekli kızılay, bahçeli civarlarındayız. Bu arada şu ünlü ” tunalı hilmi ” caddesini de bu yaz öğrendim. Yakında zannediyorum ki atakule’nin doruklarına da gideceğiz. Sosyal ortam iyi, ancak yapmak istediklerime zaman kalmıyor. Eve geldiğimde hafif alkollü olmadığım gün yok denecek kadar az… Yine de bundan şikayetçi değilim nitekim çok sağlam bir arkadaşlık ortamı oluştu..
Hâlâ elif şafak ” aşk ” ve adam fawer ” olasılıksız ” okuyan bireyleri görüyorum. Hatta fotoğraf çektirip facebook’a falan koyuyorlar.
Kitap okumak güzel şeydir ama reklam için kötü bir malzemedir. En azından 21. yüzyıl koşullarında kitabın yeri bu değildir.
Eskiden bahsettiğim şu makyavelist siyasetçi, joseph fouche…
Stefan Zweig tarafından sağlam şekilde biyografisi sunulan bu adama hayranım. En azından makyavelist yönüne…
Kitapta ve dolayısıyla adamın hayatında beğendiğim ve aklıma getirdikçe hafif tebessüm ettiğim bir bölüm var.
Zenginlerle ciddi sorunları olan fouche eline yetki gelince birçok zengini dize getiriyor, fakir halka yardım etmelerini zorunlu kılıyor. Ardından merkeze, bulunduğu bölgedeki durumu özetleyen şu yazıyı gönderiyor.
” Burada hayat düzene girdi. Neredeyse kimse zengin olmak istemiyor ”
Fouche’nin görevi halkın arasındaki uçurumu gidermektir. Bu işi kısmen ustalık kısmen zorbalıkla gayet iyi başarıyor.
In foçe we trust demekten başka bir şey bırakmıyor bize…
Tam da seneye yaz okuluna kalsam mı, tatil sıkmaya başladı dediğim günlerden sonra bu başlığı görmek içimi cızz ettirdi
Ve tam da dün okuduğum kitabı bloğa yazmak için elimi notlarıma atmışken kitaplarla ilgili yorumun… Bugünkü yazı sırf bana inat olmuş gibi Bay Bill, olmuyoooor, olmuyooor
Çok kötü değil, denemeni tavsiye ederim.
Eğer istanbul’da çok renkli bir hayatın yoksa şansını dene, belki bir şeyler güzel olur. Hem bir daha eline geçmeyecek fırsatlardan, kaçırmamanı öneririm.
Add A Comment