Hemen gidiyor musunuz?
Hemen mi?
Biraz daha, lütfen…
Yaşayamadıklarımız vardı ama…
Geri dönüş yok mu gidilen yerden, peki ya ne kadar sürecek gitmemiz, ne kadar sancılı olacak yolculuk…
Merak ediyorum.
Gidenler ne yapıyor, neredeler?
Reenkarnasyona da inanmıyorum zaten…
Lütfen, bırakın onları…
O benim annem, diğeri de babam…
Neden onlar peki?
Onlar çok iyiler, başkası olsun, lütfen…
Biraz daha…
Yaşayamadıklarımız var.
Beraber gidemediğimiz bir tatil, beraber yemek yiyemediğimiz akşamlar..
Sen hiç biri gitmesin diye yalvardın mı Tanrı’ya?
Peki ya noldu sonra?
Hadi ama…
Alamazsın onları…
Biz bağlıyız birbirimize..
Onları alman, zemin hazırlamandır benim için…
ve ben gelirim onlar için…
Ayıramazsın bizleri, bağımız somut değil bizim…
Gittikleri yerden yine eğiteceklerdir beni, yine annelik, yine babalık yapacaklardır.
Senin hiç ailen oldu mu?
Cinsiyetin bile yoktu, öyle değil mi?
Alma onları, rahat bırak bizi…
Sevgidir bizim bağımız, güçlüdür de…
Senin sivri ve keskin aletin ayıramaz bizi…
Aldığın emir, üzüyor beni…
Lütfen Tanrı’m, bir şans daha…
Yaşayamadıklarımız için…
Unuttuklarımız için…
Onca yıllık dürüstlüğümüz için…
—-
Onları aldı benden…
Uzaklara götürdü.
Yaşayamadıklarım kaldı bana…
Hayalleri ve fotoğraflarıyla…
Sevmiştim sizi, o giden ikili…
Anne ve Baba…
Hâlâ seviyorum sizi…
Hep seveceğim sizi…
Gittiğiniz yer ” cennet ”
Unutmayın, orası iyiler için…
Herkesin anne babasına yakıştırdığı yerdesiniz…
Siz benim anne babamsınız…
Kaldık abimle…
Hayata geldiğimizde yanımızda olanlar, bizi yalnız bıraktı.
Biz sizi yine de seviyoruz, işleyişe meydan okuyamıyoruz.
Geleceğiz oraya, çocuklarımızı bırakarak…
Ya da onlar olmadan ham ervah olarak…
( en sevdiklerime… )
Add A Comment