Sonu olmayan bir olgu olan ” sosyallik ” nerede, nasıl, ne kadar kullanılmalıdır?
2000′de milenyum’a girileceği söylendi, ne kadar girdik bilemiyorum. Gözlemleyebildiklerim 2000′den bu yana teknoloji açısından devrimler yaşandığıdır. İnsanları asosyal birer varlık yapan teknoloji, her dakika biraz daha gelişip insanın sosyalliğini biraz daha elinden alır oldu. Böylece insanlar sosyal ve asosyal olarak iki kısma ayrıldı. Bir tarafta sosyal ancak teknolojik bilgisi yetersiz bireyler, diğer yanda asosyal ama teknolojik birikimi yüksek, geleceğin yükselen devi teknoloji hakkında bir sürü uğraş veren bireyler…
İkisi de marazi olmakla beraber gittikçe radikalleşmektedir.
Üç gün önce bir engelliler okulunun önünden geçiyordum, bir grup çocuğun koşturarak oynadığı yakalamaç oyununu, diğer yanda voleybol oynayan sözde engelli çocukları gördüm. Şimdilerin internet kurdu olarak görülen ufaklıklar, engelsiz diye görülmelerine rağmen gün içinde ne kadar az sosyal ilişkide bulunuyorlar, öyle değil mi?
Peki ya bu çocukları bu konuda uyarmayan ebeveynlere ne demeli?
Tüm gününü internet başında geçiren bireyler, bana göre gerçek engellilerimizdir. Engelleri aşmak için sosyal işler önerilmeli ve desteklenmeli…
Add A Comment