Düşüncelerin gizemini kaybettiği blog

Yazılmayanları yazan farklı bir figüran

Archive for Nisan, 2011

Öğrenilmiş bir şeyler…

Posted by Bay Bill on Nis-25-2011

Abimle televizyona dikkatlice bakarak ekranlarda boy gösteren habere odaklanmışız.

Haberde şöyle diyor.
Anne ve Babası sağır olan çocukların sağır olmadığı anlaşıldı.
Çocuklardan birinin yaşı 3 birininki 5…
yani biri 5 senedir sağır muamalesi görüyor biri 3 seneden beri…
Bu çocuklar ailede muhabbet olmadığı için konuşamıyorlar lakin işaret dilinde oldukça iyiler.
Sonra aile bireylerinin psikolojileriyle ilgilenen bir gönüllü çocukların sağır olmadığını fark ediyor.
Nasıl mı?
Bu gönüllü sağır çiftin evine gidiyor ve evin kapısı çaldığında çocuklar buna tepki veriyor.
Çocukların sağır olup olmadığını sorduğunda da anne, ” sağırlar ” cevabını veriyor.
Kadın araştırıyor ve çocukların sağır olmadığını ortaya koyuyor.

Abim bana bakıyor.
- Ne kadar enteresan
Cevap veriyorum.
+ Enteresan olan bir şey varsa o da sağır çiftin kapısının çalmasıdır. Manyak mı lan bu insanlar

abim kısa bir süre düşünüyor.
haha…
evet haha…
ulan sağır insanın kapı zili çalınır mı?

Mesela bir ingiliz ismimi söylerken tonlamanın ağzına sıçarak ” ersin ” diyor. Sanki benim muhteşem ismimi söylemiyor da abuk bir şey söylüyor.
Bu da öğrenilmiş bir şey değil midir lan?
Yani bu adama güzel tonlamayla ” ersin ” dedirtmeye çalışsan bile yapamıyor.
Çünkü herif öğrenmemiş.
Bizim ingilizcelerde böyle işte.
Hemen ifşa oluyoruz bence…

Belirsiz servis kültürü

Posted by Bay Bill on Nis-10-2011

Aynı restauranttan söylediğiniz yemeklerin ikisi arasında zaman zaman büyük farklar görülmekte. Tadı her daim tutacak diye bir şey yok lakin yakın olması gereklidir. Nitekim ustası aynı malzemesi aynı fırını aynı her bok aynı, nasıl beceriyorsunuz bu farklılığı çözebilmiş değilim. Bunların yanı sıra kimi zaman yemeğin yanında gelen gerekli / gereksiz şeylerde de bir dolu farklılıklar oluyor. Bazen ketçap ve mayonez kardeşler paketin içine atılırken bazen es geçiliyor. ” ketçap ve mayonez yok mu ” sorusuna da ” sipariş etmiş miydiniz ” diye yanıt alabiliyorsunuz. Tabi bunlar genelde pizza siparişlerinde başa gelen küçük sorunlardır. Pide ve bilumum etli yemek siparişlerinde benzer şeyler olabiliyor. Pidenin yanında gelen közlenmiş biber zaman zaman hakkından feragat ederek restauranttaki yerini koruyabiliyor. Tabi bunlar normal şartlar altında önemsiz gibi görünen lakin müşteri açısından ” hay standardınıza sokayım ” dedirten detaylardır. Ne yazık ki alışveriş yaptığımız yerler bizleri pek ciddiye almamakta. Bu yazının bir sonuca ihtiyacı var, bu nedenle bu bölümü yaparak bitireceğim. Umarım bir gün biz de ” bir şeyi istemeden getiren elemanlar”a sahip oluruz.

- Pardon, köfte alabilir miyim?
+ Bir saniye…

bekle bekle bekle…

+ Hangisinden?
- Şundan… ( el ile gösterilir )
+ Tekirdağ köfte mi?
- Valla memleketini bilmiyorum.
+ ehuehuehu
- ehe, ( gülme lan karizmatik takıl ) ( ben bunları hep yapıyorum havası )

Tesbih sallamak

Posted by Bay Bill on Nis-3-2011

Bir İzmir beyefendisini bile esir alabilecek muhteşem eylemdir. Diğer ülkelerde varlığı ve kullanımı hakkında pek bilgi sahibi değilim ama önemli bir kültür bence… Hatta koleksiyoncusunun olduğunu da düşünmekteyim. Lakin liseli kardeşlerimiz için Kızılay meydanında 1 TL’ye de çeşit çeşit tesbih mevcut.

Yıllar yılı toplum içerisinde tesbih sallamaktan imtina eden, hatta hayatının herhangi bir anında durmaksızın 5 dakika tesbih sallamamış biri olarak son zamanlarda iyice ilgimi çeken bir şey. Çevreden gelen tepkilere bir süre kulak asmazsanız tesbih sallama yolunda önemli yol katedersiniz.